Skip to main content

ODTÜ 70. Yıl Fakülte Seminerleri: İçselliğin Ortaya Çıkışı, Biyomoleküler Yoğuşmalar ve Doğanın Metafiziği.

ODTÜ 70. Yıl Fakülte Seminerleri: İçselliğin Ortaya Çıkışı, Biyomoleküler Yoğuşmalar ve Doğanın Metafiziği.

Konuşmacı: Lenny Moss

Hücresel düzeyde yaşam süreçlerinin nasıl düzenlendiği ve gerçekleştirildiğine ilişkin temel
varsayımların birçoğu, özellikle son yirmi yılda elde edilen ampirik bulgularla sarsılmıştır; buna
rağmen, yaşam (ve genel olarak doğa) hakkındaki temel metafizik varsayımlarımızı sorgulamaya
yönelik neredeyse hiçbir çaba gösterilmemiştir. Bu makalede, özellikle biyomoleküler kondensatların
hücresel yaşamda neredeyse her karar noktasını yönlendirmedeki rolüne ilişkin son bulgulardan
hareketle, yaşam metafiziğimizdeki dönüşümleri kısaca ana hatlarıyla ele alacağım. Bu dönüşümler,
Immanuel Kant’ın 18. yüzyılın sonlarındaki müdahalesinden, iki savaş arası dönemin “Organisizm”
yaklaşımına ve oradan da çağdaş Gen-Bilgi (Gene-Informational) paradigmasına kadar uzanmaktadır.
Bu son yaklaşımın sürdürülebilirliğini sorgulamanın ötesinde, Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve
Alfred North Whitehead’dan esinlenen yeni bir paradigma önereceğim. Bu paradigma, doğanın
(yalnızca yaşamın değil) giderek artan bir “içsellik” (interiority) eğilimi sergilediği iddiası etrafında
şekillenmektedir. Zaman elverdiği ölçüde, bunun bilimsel ve felsefi sonuçlarını incelemeye de
başlayacağız.

Dr. Lenny Moss, felsefe ile biyoloji arasındaki boşluğu dolduran çalışmalarıyla öne çıkan önemli bir
akademisyendir. Özellikle genetik determinizme yönelik eleştirileriyle tanınır. Dr. Moss, University of
California, Berkeley’de “Comparative Biochemistry” alanında doktora derecesine, Northwestern
University’de ise ikinci bir doktora olarak felsefe alanında doktora derecesine sahiptir. University of
Notre Dame ve University of Exeter’de profesörlük görevlerinde bulunmuştur. Dr. Moss, “What
Genes Can't Do” (MIT Press, 2003) adlı kitabın yazarıdır. Bu eserde, bilim insanlarının bir Gen-D’yi
(gelişimsel bir kaynak olarak DNA dizisi) tanımladıktan sonra ona bir Gen-P’nin (bir özelliği “komuta
ederek” ortaya çıkarma yetisi) gücünü atfettiklerini ileri sürmektedir. Dr. Moss’un araştırmaları,
biyolojik bilimin insan doğası ve sosyal teori anlayışımızla nasıl kesiştiğini inceleyen “felsefi
antropoloji” olarak tanımlanabilir.

Last updated